İK BLOG

Baltaş Grubu

Perşembe
5 Şubat 2009

Bedelini ÖdemekYöneticilerin ve İK çalışanlarının en büyük yanılgısı, basit gibi gözüken sıradan işlerin herkes tarafından yapılabileceğine inanmalarıdır. Bunun için işi parçalarına bölmek, sonra işin nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak tanımlamak ve daha sonra da denetlemek yeterli olarak düşünülür. Oysa en basit iş için bile özel yetenek gerekir.

Bir hemşirenin iğne yapmayı öğrenmesi için manken üzerinde 3-4 deneme ve gözlem altında 10 uygulama yeterlidir. Daha sonra kendi başına 20 kerae iğne yapan bir hemşire bu konuda uzmanlaşır. Ancak 20 yıl hastanede çalışmış bir kişi olarak biliyorum ki, hastaların bir çoğunun kendilerine iğne yapacak hemşire konusunda bir tercihi vardır ve bu tercih büyük çoğunlukla aynı kişiler üzerinde toplanır. Tercih edilen hemşireleri özel yapanın ne olduğu anlaşılmadan ve bu özelliği aramadan yüksek performans elde etmek mümkün olmaz.
Devamını okuyun »

Perşembe
29 Ocak 2009

Simülasyonlar Büyük Aşklara Benzer

Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesine çıkışıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu arasında 600 yıllık bir süre vardır. Yazılı tarihin başladığı dönemden bu yana, bu kadar uzun bir süre varlığını bir Dünya İmparatorluğu olarak sürdürmek, çok önemli bir başarıdır.

İmparatorluğun gerilemesine ve çöküşüne yol açan nedenler bir yana bırakılırsa, bu kadar uzun süre tarih sahnesinde kalmayı sağlayan idari yönden en büyük başarı, liyakat sahibi yöneticilerin sarayda ve yönetim kademelerinde görevlendirilmesidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar öncesine dayanan yönetim anlayışı ve danışma geleneği, günümüzdeki simülasyon uygulamalarının bir benzeridir.
Devamını okuyun »

Salı
20 Ocak 2009

mavi okyonus stratejisiZaman zaman bütün endüstriye örnek gösterilen şirketler çıkar. Ancak sürekli olarak doğru işler yapan şirket yoktur. Seksenli yılların sonunda “Mükemmelliği Aramak” (In Search of Excellence) kitabında örnek gösterilen şirketlerin çok azı 2000 yılına kalmıştır. Kitapta adı geçen ve aynı endüstridekilerin benchmark yapmak için yarıştığı ve gıpta ettiği Atari, Data General, Flour gibi şirketlerin günümüzde adını hatırlayan neredeyse kalmamıştır.

Birçok şirket verimliliği arttırmak ve rekabette öne geçmek için iş süreçlerini daha iyi ve ayrıntılı tanımlamak ve çalışanlar üzerinde daha incelikli denetim mekanizmaları kurmak üzere stratejiler geliştirdiler. Bu uygulamalar, rekabette öne geçmeye imkân verecek köklü değişiklikler yapacak olan nitelikli çalışanların bunalarak kurumdan uzaklaşmasına yol açtı. Böylece rekabette öne geçmek için yapılanlar piyasadaki çekişmeli ve kanlı rekabet alanı içinde kaldı.
Devamını okuyun »

Cumartesi
13 Aralık 2008

secilmis1990′lı yılların sonunda katıldığım Amerikan Eğitimciler Birliği’nin bir toplantısında duyduğum bir söz beni çok etkilemişti.“Hız tanrıdır, zaman şeytan”. 1983 yılından bu yana Zuhal Baltaş’la birlikte verdiğimiz “Stresle Başaçıkma, Sağlıklı ve Etkili Yaşama” seminerlerinin o dönemdeki ayrılmaz bir parçası da “Zaman Düzenleme Teknikleri” idi. Bu bölümün temel mesajı da şuydu: “Dünyada insanlara demokratik olarak verilmiş olan, başarılı ve başarısız insanların ortak sahip oldukları tek şey zamandır. Başarılı ve başarısız bütün insanların aylarında 30, haftalarında 7 gün vardır. Bir günlerinde 24 saat, bir saatlerinde de 60 dakikaları vardır.”

Devamını okuyun »