Kriz, alışılmış çözümlerin geçerliliğini yitirmiş olduğu durumlara verilen isimdir. Her kriz, ani ve belirleyici değişimler içeren dengesiz bir durumu ifade eder. Çinliler kızdıkları kişilere “tanrı seni belirsiz ortamlarda bıraksın” diye beddua eder. 1990′lı yıllardan günümüze baktığımızda, 1991 yılında körfez savaşından, 1994 ve 1998 yıllarında cari açıktan, 1999 yılında depremden, 2001 yılında da bankacılık sisteminin çökmesinden kaynaklanan krizler, Türkiye’de iş hayatının ciddi olarak aksamasına ve topluma dağılacak refahın bozulmasına neden olmuştur.
Türkiye son on yedi yılda beş defa belirsizlik ortamını yaşamıştır. Bu nedenle 2008 yılının son çeyreğinde dış dünyadaki nedenlerden kaynaklanan ve bizi de içine çeken belirsizliğe bir anlamda aşılanmış durumdayız. Her türlü kriz, kötü yönetimin sonucudur ve esas olarak bir düzeltmedir. Böyle olduğu için son krize bankacılık sistemimiz, Amerika’daki ve Avrupa’daki benzerlerinden farklı olarak güçlü bir şekilde girmiştir.
Devamını okuyun »
Önemsiz kararlarda değerlerin ve altında yatan inanç sistemini fark etmek çok kere mümkün olmaz. Değerler, önemli kararlarda ve özellikle baskı altında fark edilir. Ancak bu durumda da değerler konusunda sistematik bir yaklaşımla karşılaşmamış kişiler, kendilerini rahatlatacak bir yoruma yönelirler.
Değerler Neyi Amaçlar?
Değerlerin yaşamak için kurallar ve kararlar için pusuladır. Değerler belirli bir sonucu elde etmek için izlenecek yol konusunda en derinde yatan inançlardır. Değerler davranışlarla dünyaya yansır. “Özü-sözü bir olmak” deyişi, kişinin değerleri ve davranışları arasında bir çelişki olmadığını gösterir. Bir kurumun değerleri, kurum daki herkesin, liderler ve yöneticiler dahil, nasıl davranmalarının beklendiği konusunda açık bir deklarasyondur
Devamını okuyun »
Son beş yıldır yönettiğim seminerlerde ve geniş topluluklara dönük yaptığım konuşmaların birçoğunda katılımcılara ve dinleyicilere şu soruyu soruyorum:
“Geçmiş işlerinizden başlayarak bugüne kadar olan iş hayatınızı düşünün, çeşitli nedenlerle hizmet aldığımız yerlerdeki gözlemlerinizi de katın ve şu soruya cevabınızı önünüzdeki kağıda yazın: “İnsanlar potansiyellerinin ne kadarını iş hayatına yansıtıyor?”
Bugüne kadar bu soruyu yüzlerce kere sordum ve binlerce cevap aldım. Ancak hiçbir zaman grup ortalaması % 50’nin üzerine çıkmadı. Bilimsel geçerliliği olmasa da, binlerce insanın mesleki birikimini yansıtan bu cevaplarda ciddiye alınması gereken büyük bir hakikat payı olduğunu düşünüyorum. Bundan çıkan sonuç şudur:
Devamını okuyun »
Pazarlama bölümünün başına getirildikten iki yıl sonra Turan Örnek, işten ayrılıp Bodrum’a yerleşmeyi ve bir cafe-bar açmayı düşünmeye başladı.
Turan, çalıştığı şirkete üniversiteyi bitirdikten hemen sonra, 12 yıl önce bir MT programına dahil olarak katılmıştı. Pazarlama konusundaki birikimi, yenilikçi fikirleri bulup çıkartmadaki becerisi ve araştırmacılığı şirketin yeni iş alanlarına girmesine imkân sağlamıştı. Bütün bunlardan başka Turan, şirketteki diğer yönetici ve genç çalışanlara örnek gösteriliyordu. Geçmiş yıllarda işle ilgili rahatsızlık duyduğu bazı durumlarda, ona verilen yeni sorumluluklar rahatlamasına ve eski motivasyonuna kavuşmasına yol açmıştı.