“Lider doğulur mu, yoksa olunur mu?” Tarih kadar eski bu soruya doyurucu bir cevap bulmak kolay değildir. Liderliğin zaman içinde değişen özellikleri, bu soruya cevap vermeyi zorlaştırır. Günümüzde sadece politik alanda ve iş hayatında değil, sivil toplum örgütleri ve spor kulüpleri dahil her türlü kurumda gerçek liderlere ihtiyaç duyulmaktadır. Somut ölçütler belirlenmediği için de, liderlik eğitimi ya lafta kalmakta, ya da verilen eğitim betimsel özellikler taşımakta ve amacına ulaşamamaktadır.
(more…)
Son beş yıldır yönettiğim seminerlerde ve geniş topluluklara dönük yaptığım konuşmaların birçoğunda katılımcılara ve dinleyicilere şu soruyu soruyorum:
“Geçmiş işlerinizden başlayarak bugüne kadar olan iş hayatınızı düşünün, çeşitli nedenlerle hizmet aldığımız yerlerdeki gözlemlerinizi de katın ve şu soruya cevabınızı önünüzdeki kağıda yazın: “İnsanlar potansiyellerinin ne kadarını iş hayatına yansıtıyor?”
Bugüne kadar bu soruyu yüzlerce kere sordum ve binlerce cevap aldım. Ancak hiçbir zaman grup ortalaması % 50’nin üzerine çıkmadı. Bilimsel geçerliliği olmasa da, binlerce insanın mesleki birikimini yansıtan bu cevaplarda ciddiye alınması gereken büyük bir hakikat payı olduğunu düşünüyorum. Bundan çıkan sonuç şudur:
(more…)

Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih sahnesine çıkışıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu arasında 600 yıllık bir süre vardır. Yazılı tarihin başladığı dönemden bu yana, bu kadar uzun bir süre varlığını bir Dünya İmparatorluğu olarak sürdürmek, çok önemli bir başarıdır.
İmparatorluğun gerilemesine ve çöküşüne yol açan nedenler bir yana bırakılırsa, bu kadar uzun süre tarih sahnesinde kalmayı sağlayan idari yönden en büyük başarı, liyakat sahibi yöneticilerin sarayda ve yönetim kademelerinde görevlendirilmesidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar öncesine dayanan yönetim anlayışı ve danışma geleneği, günümüzdeki simülasyon uygulamalarının bir benzeridir.
(more…)
Zaman zaman bütün endüstriye örnek gösterilen şirketler çıkar. Ancak sürekli olarak doğru işler yapan şirket yoktur. Seksenli yılların sonunda “Mükemmelliği Aramak” (In Search of Excellence) kitabında örnek gösterilen şirketlerin çok azı 2000 yılına kalmıştır. Kitapta adı geçen ve aynı endüstridekilerin benchmark yapmak için yarıştığı ve gıpta ettiği Atari, Data General, Flour gibi şirketlerin günümüzde adını hatırlayan neredeyse kalmamıştır.
Birçok şirket verimliliği arttırmak ve rekabette öne geçmek için iş süreçlerini daha iyi ve ayrıntılı tanımlamak ve çalışanlar üzerinde daha incelikli denetim mekanizmaları kurmak üzere stratejiler geliştirdiler. Bu uygulamalar, rekabette öne geçmeye imkân verecek köklü değişiklikler yapacak olan nitelikli çalışanların bunalarak kurumdan uzaklaşmasına yol açtı. Böylece rekabette öne geçmek için yapılanlar piyasadaki çekişmeli ve kanlı rekabet alanı içinde kaldı.
(more…)