Finansal kararlar maddi varlıkları yönetmek açısından ciddi bir değere sahiptir. Bu kararların oluşmasında veriye dayalı analizlerin kullanılması kararlara güven duyulmasını sağlar. Genel olarak, inanmak ve ikna etmek için sayısal verilerin araştırıldığı düşünülür.
Gerçek yaşamda ise sayısal bir veri olmadığı halde genel kabullerin benimsenmesi oldukça yaygındır. Genel kabullerin benimsenmesi konusuna ışık tutan çalışmalardan biri Schkade ve Kahneman’ın 1998 araştırmasıdır. Bu çalışma veri olmadan karar vermenin ilginç örneklerinden biridir. “Kaliforniya’da yaşamak insanları mutlu eder mi?
Devamını okuyun »
“Lider doğulur mu, yoksa olunur mu?” Tarih kadar eski bu soruya doyurucu bir cevap bulmak kolay değildir. Liderliğin zaman içinde değişen özellikleri, bu soruya cevap vermeyi zorlaştırır. Günümüzde sadece politik alanda ve iş hayatında değil, sivil toplum örgütleri ve spor kulüpleri dahil her türlü kurumda gerçek liderlere ihtiyaç duyulmaktadır. Somut ölçütler belirlenmediği için de, liderlik eğitimi ya lafta kalmakta, ya da verilen eğitim betimsel özellikler taşımakta ve amacına ulaşamamaktadır.
Devamını okuyun »
Baltaş-Eksen Seçme Değerlendirme Organizasyon, insan kaynakları profesyonellerinin katılımıyla “Seçme ve Değerlendirmede Fark Yaratan Uygulamalar” seminerini, Baltaş Bilgievi’nde 14-15 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirdi.
İş Dünyası’nın önde gelen firmalarının insan kaynakları profesyonelleriyle birlikte keyifli, bol uygulamalı ve eğlenceli bir eğitim süreci yaşandı. Eğitime süresince insan kaynakları profesyonelleri kendi deneyimlerini uygulamalar sırasında kullanırken hem yoruldular hem de çok eğlendiler.
2008 yılının ilk yarısında ABD’de başlayan ekonomik durgunluk ve yaz aylarında gelen çöküntü, etkilerini Türkiye’de yılın son çeyreğinde hissettirdi. Aralık ayında karamsarlık en üst düzeye çıktı ve 2009 büyük kaygılarla karşılandı.
Her kriz, kötü yönetimin bir sonucudur ve esas olarak bir düzeltmedir. Bu kriz de, kapitalizmin “piyasanın kendi kendini düzenleyeceği” kabulünün doğru olmadığını ortaya koymuştur. Krizle ortaya çıkan yeni koşullara uyum sağlamak için hazır ve standart kriz reçeteleri yoktur. Alışılmış çözümlerin geçerliliğini yitirdiği bu dönemlerde sorunlara kısa vadeli, hızlı, kolay ve düşük maliyetli çözümler üretilir. Ne yazık ki bu çözümler çoğunlukla yanlıştır ve daha sonra ortaya çıkacak daha büyük bir sorunun kök nedenini oluşturur.